بسم الله الرحمن الراحيم
وصلى الله على سيدنا ومولانا محمد وعلى آله وصحبه وسلم
Muhammed Abduh’un
Siyonist Dostu
Richard James Horatio Gottheil*
Muhammed Abduh, devrindeki pek çok mezhebsiz/modernist gibi garblı
mütefekkirlere husûsî bir hayranlık duymuş, bâzısıyla bizzat görüşmüş,
bâzısının da eserlerini okumuş, terceme etmiş ve fikirlerinin te’sîrinde kalmışdır.
Ya’ni Avrupa’nın müstesnâ bir yeri vardır şeyxin hayâtında. O kadar ki, “rûhunu
yenileme” fırsatını ancak oralarda bulur! Charles C. Adams’ın ifâdeleriyle:
“İlki kendi planlamasıyla değil de şartların sevkiyle gerçekleşen Avrupa
seyahâtlerini öylesine teşvîk edici ve kıymetli buluyordu ki, müteâkib seneler
her ne zaman –kendi ifâdesiyle– ‘rûhunu yenileme’ ihtiyâcı hissetse defeâtle
Avrupa’ya gitmişdir (el-Menâr, 8.c., 466.s.). Abduh devâm ediyor, ‘Avrupa’ya her zaman Müslümanların
mevcûd hâlini iyileşdirme ümîdiyle gitdim.’ Fakat memleketine döndüğünde,
karşılaşdığı meşakkatlerin cesâmeti ve kendi insanlarının inatçılığı,
fütursuzluğu ve gevşekliği bu ümidlerini zayıflatmışdır. ‘Hâlâ’, diyor Abduh,
‘ne zaman Avrupa’ya gidib de orada bir-iki ay kalacak olsam bu ümidlerim
yeniden canlanır ve imkânsız gördüğüm muvaffâkiyet artık bana kolay gibi gelir’
(el-Menâr,
8.c., 466.s.).”[1]
Kezâ şeyxi yakînen tanıyan garblılar da ona yakın alâka göstermişler, “hayran”
kalmışlar ve kendisine hayli umutlar bağlamışlardır! Hâliyle böyle bir şeyxin
garblı dostlarının olması gâyet tabiî karşılanmalıdır. Nitekim şeyxin müstemleke
vâlisinden ajanına, masonundan siyonistine, İslâm‘cı’sından kavmiyyetçisine, xıristiyanından
yahûdisine ilh. kırk türlü çevreden ahbâbı, dostu, yârânı olduğunu görüyoruz. Şeyx,
bu çorba networküyle dinler ve sâir
haşerât arası diyaloğun erken bir numûnesini sergiler gibidir âdetâ. İsmâ‘îl Kara
beye göre bu durum “Abduh’un tesirlerinin ne kadar etkin ve yaygın olduğunu
gösterir”miş.[2]
El-hâq öyledir. Meselâ, aşağıda da bahsedeceğimiz üzere şeyx, siyonistleri bile
bu ‘etkin ve yaygın te’sîr sahâsı’na dâhil edebilmişdir! Fakat burada mes’ele,
böylesi bir te’sîr sahâsının müfti, muslih, müfessir, müctehid, mü(te)ceddid,
mütekellim, feylesof ilh... bir Abduh için ne ifâde etdiği olmalıdır. Ne yazık
ki İsmâ‘îl bey bu mes’elelere temâs etmiyor. Abduh’un böylesine farklı ve zıt
çevrelerin hüsn-i teveccühüne mazhâr oluşunun, ya’ni te’sîr sahasının genişliğinin
elbet de bir îzahı olmalı. Öyle ya, acabâ Abdullah Cevdet ve emsâli a’dâ-yı dîn,
Abduh gibi bir İslâm “âlim”inde nasıl bir cevher gördüler de ondan müteessir
oldular?[3]
Cevâbı verilmesi gereken soru budur. Bizce bu teveccühün sebebini İslâm’ı sâdece
bir “araç” olarak gören ve kullanmak isteyen modernist siyâsetde aramalıdır. A.
Cevdet’in aşağıdaki satırları bu siyâsetin menfûr gâyesini beyân ediyor:
“Esbâbını taharrî zâid olan ba’zı müessirât netîcesi olarak Müslümânların
ekseriyyeti Müslümân olmayan medeniyyete mu‘ârız ve muxâlif görünüyor, ânı qabûl
etmiyor ve bundan sonra da etmeyecekdir. Hâl bu ki ‘aynı esâsât-ı medeniyyeyi
Müslümânlar bir zümre-i münevvere-i İslâmiyyenin elinden axz ve telaqqîde hîç bir
muxâlefet etmeyeceklerdir.”[4]
Mes’ele, bu “zümre-i münevvere-i İslâmiyye”yi bulmakdı. Ondan sonrası
kolaydı.[5]
İşte Abduh ve emsâli zevât, sözümona bu münevver zümredendiler. Bu sebeble aynı
siyâseti tervîc eden Garblılar indinde de hayli i’tibâr ve şöhret sâhibiydiler.
Meselâ İngiltere’nin Mısır müstemleke vâlisi Lord Cromer (Evelyn Baring), Abduh’u
ve bânisi olduğu fikrî mektebi her türlü teşvîk ve desteğe lâyık görür, mensuplarını
Avrupalı reformcuların tabiî müttefîki sayardı.[6]
Nitekim kitâbında da şeyxi yıllarca teşvîk etdiğini, vakitsiz ölümüne herkesden
ziyâde kendisinin üzüldüğünü yazar.[7]
Arapları “Türklerin boyunduru”ğundan kurtarmak için hayli çırpınmış ve
Cemâleddîn Efgânî ile birlikde Osmanlı Hilâfetine karşı Arap Hilâfeti fitnesini
körüklemiş[8];
İslâm’da reform da’vâsına kendini adamış ve bu uğurda hayli mürekkeb isrâf
etmiş[9]
İngiliz fahrî ajanı Wilfrid Scawen Blunt da Abduh’a fevkalâde derin muhabbet
besleyen ve hatta onu kendine hoca seçen garblılardandır.[10]
Nitekim Abduh’dan öğrendiklerini The Future of Islam nâm İslâm reformu
ile ilgili türrehâtını da hâvî eserinde tecessüm etdirir.[11]
Tıpkı Cromer gibi o da hiçbir desteğini esirgemez “en azîz dostum” dediği[12]
Abduh’dan. Meselâ Abduh Urâbî isyânı sebebiyle mahkûm olunca Urâbî, o ve diğer
mahkûmların müdâfaâsını yapmak üzere İngiltere’den husûsî bir avukat getirtir.[13]
Şeyxle çok samîmi olduklarını, birbirlerinden hiçbir şeyi gizlemediklerini
ifâde eden Blunt[14]
ona daha da yakın olabilmek için kendi arâzisinden bir dönümlük arsa da erir. Abduh
da oraya yazlık inşâ eder.[15]
Burada hatırlanması gereken mühim bir husûs, birbirleriyle kedi-köpek
misâli kavgalı olan Lord Cromer ile Wilfrid Scawen Blunt gibi adamların[16]
en büyük müştereklerinin Abduh olmasıdır! Tıpkı bunlar gibi, kırk yıl bir
kazanda kaynatılsalar aslâ biraraya gelmeyecek daha nice unsurlar şeyxin networkünde
biraraya gelebilmişlerdir. İşte bunlardan –tetebbuâtımıza nazaran– bugüne kadar
adından hiç bahsedilmemiş biri daha var ki, şeyxin te’sîr sahâsının fevkalâde “etkin
ve yaygın” olduğunu bir kez daha te’yîd ediyor. Mevzû-i bahs kişi Richard James
Horatio Gottheil’dır. Gottheil Sâmi dilleri mütehassısı olmakla iştihâr etmiş
bir müsteşriqdir. Fakat Gottheil’ın bir şöhreti daha var ki, o da faâl bir siyonist
olmasıdır! Gottheil’ın Abduhla olan münâsebetine ve ona beslediği derin
muhabbete geçmeden evvel kendisinden bir nebze de olsa bahsetmek faydalı olur
diye düşünüyorum.
Siyonist Müsteşrik
Richard Gottheil
Columbia külliyesi Sâmi dilleri âlimi olan Richard James Horatio Gottheil
(1279-1355/1862-1936), Amerika’nın siyonist liderlerinden olan meşhûr reformcu haham
Gustav Gottheil’ın oğludur.
Richard Gottheil Amerika’daki Yahûdi çevrelerinin ma’rûf sîmalarından biri
olub “American Federation of Zionists”in reisliğini ve “American Jewish
Historical Society”nin de reis muâvinliğini yapmış, faâl ve âteşîn bir siyâsî
siyonistdir. Siyonist bir cem’iyyet olan “Zeta Beta Tau Fraternity”nin bânisi,
“Jewish Institute of Religion”ın da müessislerindendir.[17]
“Federation of Zionist Societies of Greater New York” 1898’de onun liderliğinde
teşkîl olunmuşdur.[18]
Amerika’yı ciddî ma’nâda siyâsî siyonizmle tanıştıran mühim şahsiyyetlerden
biri de odur.[19]
Theodor Herzl’in siyonist da’vetine icâbet eden ilk zevât arasında da yer alır.[20]
Siyonist cereyânı neredeyse bitirecek derecede şiddetli ihtilaflara ve
münâkaşalara sebeb olan “Uganda mes’elesi”nde[21]
Herzl’e destek vermiş nâdir şahsiyyetlerdendir.[22]
Harb-i Umûmî’de de Müttefiklere verdiği açık ve harâretli destekden dolayı
Chevalier de la Légion
d’Honneur nişânıyla taltîf edilir (1337/1919).[23]
Siyonizm’in târihine dâir İngilizce ilk eserleri veren kişi de yine
Gottheil’dır; Zionism (1332/1914), bu miyandaki meşhur
te’lîflerindendir.[24]
Gottheil Abduhla 1311’de (1894) İsviçre’de tanışır. Şeyx, Evien les
Bains’ın şifâlı sularından istifâde etmek için gitmişdir oralara. Daha sonra da
Mısır’da görüşürler. Gottheil, baş Müfti olmuş Abduh’a arz-ı ihtirâm eder.
Peki böylesi gayretli bir siyonist, bugün bize büyük mücâhid, müctehîd ve
hatta hızı alamayanlara göre mü(te)ceddid diye takdîm edilen Abduh’a ne diye
muhabbet besler dersiniz? Acaba Abduh gibi reformculara duyulan bu alâka,
reformcu bir babanın oğlu olmakdan mı kaynaklanıyor? Bunun ipuçlarını,
Gottheil’ın aşağıda hülâsâsını vereceğimiz yazısında bulmak mümkündür diye
düşünüyorum.
Gottheil Abduh’un vefâtı üzerine “Müteveffâ Mısır Müftisi Muhammed ‘Abduh”
serlevhâsıyla neşretdiği mevzû-i bahs makâlesini[25]
şeyxin hâtırası büsbütün nisyâna terkedilmesin diye yazdığını, malzemesini de
bizzat Abduh’dan ve Abduh’un gözde talebelerinden ve aynı zamanda da kendi
hocası olan Ahmed Ömer el-Mahmasânî’den[26]
aldığını ifâde ediyor.[27]
Siyonist Gottheil’ın Abduh’u
Gottheil yazısına, mezhebsizlerin klasik retoriğine fevkalâde benzer bir
şekilde İslâm dünyâsının perişân ahvâlinden bahsederek başlıyor. Ona göre İslâm
dünyâsının târihde bugünkü kadar güçsüz ve öncü dimâğlardan mahrûm olduğu
zamanlar azmış. Avrupa’dan Afrika’ya, Asya’dan Polenezya’ya –İslâm devlet veyâ
medeniyetinin hangi köşesine bakarsanız bakın– devlet idâresinde, felsefede,
hukukda veyâ edebiyatda bir zamanlar medeniyyete rehberlik etmiş ve şeref vermiş
usta dimâğlar artık yokmuş. Hakîki ilim mahsûlü eserler hiç bugünkü kadar nâdir,
Arab tefekkürü hiç bu kadar sessiz değilmiş. Müslümanlar ömürlerini şerh, muxtasar,
tekmile, telxîs ve zeyl yazmakla heder ediyorlarmış. Bulak, İstanbul, Kazan
veyâ Fez’deki matbaalar ya ticârî endîşelerle eski kitapları, ya da muâsır
muharrir müsveddelerinin kıymetsiz risâlelerini tab’ ediyorlarmış. Hâsılı kalem,
Müslümanların elinden yabancıların eline geçmiş. İslâm târihini ve ilâhiyâtını
artık Müslümanlar değil bu yabancılar işliyorlarmış.[28]
İşte ‘Abduh, bu ma’nevî/fikrî zillet karanlığında, daha muqaddes devirlerin an‘anesini
ihyâ etme gayretiyle temâyüz etmiş ender şahsiyyetlerden birisiymiş.[29]
Onun içindir ki “Muhammed ‘Abduh gibi mümtâz bir şahsiyyetle; masallarda ve
hikâyelerde tasvîr edilen o en saf Arabların bütün bir asâleti ve zerâfetiyle
mücehhez, herkese karşı munsif ve âdil, hakîkatde ve ziyâdesiyle fukarâperver,
nâzik ve kibar bir adam ile dostluk kurmak, bu imtiyâza sâhib olanlar için
nâdide bir hâtırâ”[30]
imiş.
Bu medh u senâdan sonra şeyhin târihce-i hayâtı, Mısır’ın siyâsî ve
iktisâdî ahvâli anlatılıyor.[31]
Ezher külliyesine modern bir ruh aşılamak husûsunda ‘Abduh’un yerini
doldurabilecek kimseyi tanımıyormuş Richard Gottheil![32]
Gottheil, Abduhla ilk kez onun İstinaf Mahkemesi reisliği sırasında tanışmış.
Şeyx 1311’de (1894) Evien les Bains’ın şifâlı suları için İsviçre’ye gitmiş. O
sıralar Arabca’dan başka lisân bilmezmiş. Gottheil 1322’de (Şubat 1905)
hürmetlerini beyân için şeyxi Ezher’de ziyârete gittiğinde Abduh mükemmel bir
Fransızcayla “dokuz yıl kadar evvel İsviçre’de New Yorklu bir profesörle
tanışmıştım.” demiş. Abduh’un zamanla Fransızca’yı gramer i’tibâriyle kusursuz
bir şekilde ve hemen hemen bir Parisli aksânıyla konuşacak kadar iyi
öğrendiğini söylüyor. Fakat bundan da ötesi, sıradan Mısırlılar gibi Avrupa’nın
dış görüntüsüne aldanmayıp muâsır medeniyete nüfûz edebilmiş olmasıymış.
“Muhammed Abduh ciddî bir hayat sürdü ve tefekkürün muâsır Avrupa’daki inkişâfını
ciddî bir şekilde tedkîk etdi. Molière ve Victor Hugo’yu, Schiller ve
Goethe’yi, Kant ve Schopenhauer’i okudu: ve onunla Sünnîliğin [Mohammedan
orthodoxy] mustahkem kalesi olan Dâru’l-‘Ulûm’un mukaddes salonlarında oturur
yepyeni hayâtına dâir sohbet ederdik.”[33]
Şeyxin bu
“yepyeni hayatı”, mezkûr garblıları okumakdan hâsıl olmuş olmalı!?
Gottheil
Abduh’un tefsîrinden de bahseder. Onun tefsîri, mu’tâd tefsirleri
biçimsizleştiren ve çarpıtan sarfî ve dînî tekebbürden ve ölçüsüz tahrîflerden
ârî imiş! Yorumlarında muâsır bir ruh varmış ilh...[34]
İşte siyonist
müsteşriq Richard Gottheil’ın Abduhla ilgili şehâdeti. Bilmem ki başka söze
hâcet var mı?
yusuf hanîf
1429
(yusufhanif@gmail.com)
* Ğurabâ,
1. sene, 2. ‘aded, 1429 (Nisan 2008), 21-22.s..
[1] Charles C. Adams, Islam and Modernism in Egypt: A Study of the Modern
Reform Movement Inaugurated by Muhammad ‘Abduh, University of London Press,
London, 1352 (1933), 67.s..
[2] İsmail Kara, Amel Defteri, Kitabevi nşr.,
İstanbul, 1419 (1998), 203.s..
[3] Bkz. Doktor ‘Abdullah
Cevdet, “Emvât-ı lâ-Yemût: Şeyx Muhammed ‘Abduh”, İctihâd, (Kâhire ve
Cenevre), 11. ‘aded, 1. sene, Safer-Rebî‘u’l-evvel 1324 (Nisan 1906),
163-165.s.; Doktor ‘Abdullah Cevdet, “Şâhzâde
Şeyxu’r-Reîs Hazretleriyle Mülâqât”, İctihâd, (İstanbul), 126. ‘aded, 5.
sene, 15 Kânûn-i Sânî 1330 (1915), 447. Kezâ M. Şükrü Hanioğlu, Bir
Siyasal Düşünür Olarak Doktor Abdullah Cevdet ve Dönemi, Üçdal nşr.,
İstanbul, trz., 137-138, 151, 184, 191, 339.s.. Şükrü beye göre Cevdet,
“İslâm’ı muâsır ilim ve materialism ile âhenk içerisinde yeniden yorumlayacak
yeni bir Abduh olma hayâlleri kurar”mış (M.
Şükrü Hanioğlu, “Blueprints for a Future
Society: Late Ottoman Materialists on Science, Religion, and Art”, Late
Ottoman Society: The Intellectual Legacy, ed. Elisabeth Özdalga,
RoutledgeCurzon, London, 1426 [2005], 53.s., kezâ 54 ve 62.s.).
[4] Abdullah Cevdet ile yapılmış ve Le Reveil de la Turquie ’de neşredilmiş
bir mülâkatdan nakleden Celâl Nûri (İleri), İttihâd-ı İslâm: İslâm’ın
Mâzisi, Hâli, İstikbâli, Yeni Osmanlı Matba‘ası,
İstanbul, 1331 (1913), 378-379.s..
[5] Bu siyâsetin bizim
târihimizdeki baş mümessilleri Jön Türklerdir, bkz., M. Şükrü Hanioğlu, Abdullah
Cevdet, 129-158.s.; aynı mü., The Young Turks in Opposition, Oxford
University Press, New York, Oxford, 1415 (1995),
200-203.s.; aynı mü., “Garbcılar: Their Attitudes
Toward Religion and Their Impact on the Official Ideology of the Turkish
Republic”, Studia Islamica, 86, 1418 (Ağustos 1997/2), 133-158.s.;
aynı mü., “Blueprints for a Future Society”, 39-44,
49-67.s.; İsmail Kara, Din İle Modernleşme Arasında Çağdaş Türk
Düşüncesinin Meseleleri, Dergâh nşr., İstanbul, 1423 (2003), 30, 56-59.s..
[6] The Earl of Cromer, Modern
Egypt, 2.c., The Macmillan Company, New York, 1916, 180.s..
[7] Bkz. a.g.e., 2.c.,
180-181.s./1. hâşiye. Cromer’ın târihce-i hayâtı için bkz., Roger Owen, Lord Cromer: Victorian Imperialist,
Edwardian Proconsul, Oxford University Press, 1425 (2005).
[8] Bkz. Wilfrid Scawen Blunt,
Secret History of the English Occupation of Egypt: Being a Personal
Narrative of Events, Alfred A. Knopf, New York, 1340 (1922), 61, 68.s.; aynı mü., Gordon at Khartoum:
Being a Personal Narrative of Events in Continuation of “A Secret History of the
English Occupation of Egypt”, Stephen Swift and Co., Ltd., London,
1329 (1911), 492.s.. Kezâ ve mutlakâ Malatyalı Muhammed Reşâd, Cemâleddin Efganî Etrafında Makaleler, (Bedir nşr.), İstanbul, 1416 (1996), 140-141, 149-157.s.; Nikki R. Keddie, Sayyid Jamāl ad-Dīn “al-Afghānī”:
A Political Biography, University of California Press, Los Angeles, 1391
(1972), 229-246.s..
[9] Bkz. Wilfrid Scawen Blunt,
The Future of Islam, Kegan Paul,
Trench & Co., 1, Paternoster Square, London, 1299 (1882), husûsiyle
132-173.s.. Blunt “Gayr-i kâbil-i cerh otorite” şeklinde tavsîf etdiği
Şerî‘at-ı Ğarrâ’yı reformun önündeki en güçlü engel olarak görür (a.g.e.,
161.s.). Ayrıca Michael Denis Berdine, “The Accidental
Tourist, Wilfrid Scawen Blunt, Islamic Reform and the British Invasion of Egypt
in 1882” ,
Ph.D., The University of Arizona, 1421 (2001).
[10] Abduhla ilgili sitâyişkâr
ifâdelerine bir misâl için bkz. Wilfrid Scawen Blunt, Secret History,
80.s., mezkûr kitâbın ii. sâhifesi Abduh’un İngiltere’de Avam Kamarası’nın
önünde çekildiği fotoğrafla “tezyîn” edilmiş! Fotoğrafın hikâyesi şurada: Wilfrid Scawen Blunt, Gordon at Khartoum,
272.s.. Blunt’ın târihce-i hayâtı için bkz. Elizabeth Longford, A Pilgrimage of Passion: The Life of Wilfrid Scawen Blunt,
London, Granada Publishing Ltd., 1402 (1982).
[11] Wilfrid Scawen Blunt, Secret
History, 80-81.s.: “With him [Abduh, y.h.] I discussed (...) most of those
questions I had already debated with his disciple, and between them I obtained
before leaving Cairo a knowledge really large of the opinions of their liberal
school of Moslem thought, their fears for the present, and their hopes for the
future. These I afterwards embodied in a book published at the end of the year
under the title of “The Future of Islam.” ”
[12] Wilfrid Scawen Blunt, My
Diaries: Being a Personal Narrative of Events 1888-1914, 1.c., Alfred A.
Knopf, New York, 1341 (1923), 338.s..
[13] Bu avukat A. M. Broadley’dir, bkz. A. M. Broadley, How We
Defended Arábi and His Friends: A Story of Egypt and the Egyptians, 2.
tab’, Chapman and Hall, Limited, London, 1301 (1884), 2-3, 110-112, 200,
227-237, 291.s..
[14] Wilfrid Scawen Blunt, My
Diaries, 1.c., 138.s.; 2.c., 88.s..
[15] Bkz. Wilfrid Scawen
Blunt, My Diaries, 1.c., 138, 338-339.s..
[16] O kadar ki, Blunt, Cromer’ın istifâ haberi geldiğinde zil takıp
oynar âdetâ, bkz., Wilfrid Scawen Blunt, a.g.e., 2.c., 167.s..
[17] “Gottheil, Richard James Horatio (1862–1936)”, Encyclopedia Judaica,
CD-ROM Edition, Version 1.0, Judaica Multimedia Ltd., İsrâil, 1417 (1997);
Cengiz Kallek, “Gottheil, Richard James Horatio”, T.D.V. İslâm Ansiklopedisi,
14.c., T.D.V. nşr., İstanbul, 1416 (1996), 119-120.s..
[18] Jehuda Reinharz, “Zionism: Zionist Organization: In
the United States”, Encyclopedia Judaica, CD-ROM Edition, Version 1.0, Judaica Multimedia
Ltd., İsrâil, 1417 (1997).
[19] Lloyd P. Gartner, “United
States of America”, Encyclopedia Judaica, CD-ROM Edition, Version 1.0, Judaica Multimedia
Ltd., İsrâil, 1417 (1997).
[20] Joshua Bloch, “Richard James Horatio Gottheil 1862-1936” , Journal of the
American Oriental Society, 56/4, Ramazân–Şevval 1355 (Aralık 1936), 478.s..
[21] İngiltere’nin kendi
idâresindeki Şarkî Afrika’da (bugünki Kenya) muhtâr bir Yahûdi kolonisi te’sîs
edilmesi amacıyla Zionist Organization’a
yaptığı teklîfe umûmen “Uganda Planı” deniyor, bkz. Alexander Bein, “Uganda
Scheme”, Encyclopedia Judaica, CD-ROM Edition, Version 1.0, Judaica Multimedia
Ltd., İsrâil, 1417 (1997).
[22]
Jehuda Reinharz, a.g.m..
[23] Joshua Bloch, a.g.m., 476, 479.s..
[24] Te’lîfâtı için bkz., Ida A. Pratt, “Selected Bibliography of R. J. H.
Gottheil”, Journal of the American Oriental Society, 56/4,
Ramazân-Şevval 1355 (Aralık 1936), 480-489.s..
[25] Richard Gottheil, “Mohammed ‘Abdu, Late Mufti of Egypt”, Journal of
the American Oriental Society, 28.c., 1325 (1907), 189-197.s..
[26] “Şeyx Ahmed Ömer
el-Mahmasânî el-Beyrûtî.” Gottheil başka bir maqâlesinde kendisinden yine
hocası ve Ezher hâfız-ı kütüb muâvini diye bahsediyor, bkz. Richard J. H.
Gottheil, “An Eleventh-Century Document concerning a Cairo Synagogue”, The Jewish
Quarterly Review, 19/3, 1325
(Nisan 1907), 471.s.
[27] Richard Gottheil, “Mohammed
‘Abdu, Late Mufti of Egypt”, 190.s. ve 1. hâşiye.
[28] Richard Gottheil, a.g.m., 189.s..
[29] Richard Gottheil, a.g.m., 190.s..
[30]
A.y..
[31] Richard Gottheil, a.g.m., 190-196.s..
[32] Richard Gottheil, a.g.m., 195-196.s..
[33] Richard Gottheil, a.g.m., 196.s..
[34] Richard Gottheil, a.g.m., 197.s..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder